Kaynak: Taz 14 Haziran / Jürgen Gottschlich
Dün Gezi Parkı işgalcileri hareketin başından beri ünlendiği
ironik üslupla “Tayyip Erdoğan’ın demokrasi cennetine hoşgeldiniz” tweetleri
attılar. Bunun az öncesinde hükümet park sorununu bir plesibit ile çözmek
istediğini açıklamıştı. Tabiki bu öneri çoktan Türkiye çapında yayılmış ve
artık sadece bir parkı korumaktan çıkmış olan hareket tarafından reddetildi. Bununla beraber
plesibitin son derece zekice bir taktik manevra olduğu açık.
Halk oylaması, polisin kesin olarak parkı boşaltması gerektiğinde
bütün eleştirmenlerin ağzını tıkayacak olan açık ara en zarif yöntem. Bu yöntemle Erdoğan yurtdışından kendini
eleştirenlere karşı da tekrar bir demokrat havasında şunları söyleyebilir: “Gördünüz
mü bak, kararımızdan vazgeçtik ve İstanbullular park mı, AVM mi, müze mi
istediklerine kendileri karar verecek.” Protesto hareketinin böyle bir plesibiti
kazanma ihtimali ise sayısal lotoda 6’lıyı tutturmak kadar zor bir ihtimal.
Aslında Erdoğan
hiçbir demokratik risk almıyor. Elinde devletin imkanlarını tutuyor, seçim
savaşı tecrübesi olan binlerce parti üyesi var ve geniş ölçüde basını kontrol
ediyor. Akp’nin domine ettiği banliyölerinde yaşayan daha önce Gezi Park’ını hiç
görmemiş milyonlarca İstanbullu, Erdoğan’ın söylemlerine sonuna kadar inanarak
parkın marjinal gruplar tarafından işgal edildiğini düşünüyor. Böylece Erdoğan
hükümetin kontrol ettiği basın dışında bir haber almayan bu insanları
zahmetsizce ikna edicek. İşgalcilerin argümanları ise hiç duyulmayacak.
Sonrasında
Erdoğan geniş çoğunluğa sahip olduğunu tekrar kanıtlama şansı olacak. „Yüzde 50
beni seçti daha ne istiyorsunuz?“ söylemi zaten şimdiden onun standart
argümanı. Bu manevranın Erdoğan’a biraz hava aldırması mümkün. Uzun vadede ise
muhalefet ruhunu bir daha canlandırtmayacaktır.